Ara
  • Şafak Kömürlü

Seyahat Etmek mi Kitap Okumak mı

Çok gezen mi bilir çok okuyan mı ikileminin özünü bilemeyip herkes bir fikir üretse de, şu bir gerçek ki ikisi bir olunca asıl insan kendini iyi hissediyor.


Eski Datça Sokaklarında tarihin dokusunu, taş evleri gezmeye var mısınız.
Eski Datça

Okuduğun birşeyin hayalini kurmak uçsuz bucaksız bir dünya sunabilir sana aynı çocuklarda olan etki gibi; fakat gördüğünde bilincin onun varlığını kabul edip bundan daha güzeli nasıl olabilir diye sorular sormaya başlar. Hep daha iyisini isteme sebebimiz de budur aslında. Okuduklarını görmeye başladığında ise tamamlanma hissi insan olma özün gün yüzüne çıkar ve daha tatminkar olarak dünyada varlığını hissedersin. İnsan olarak okumak en asli görevlerimizden ama şu günümüzde görsel içerikler daha ön planda. Instagram gibi platformların neden çok rağbet çektiğini de açıklıyor. Fakat artık insanlar sadece baktığında bir hikaye de aramaya başladılar çünkü her insanın bir hikayeye ihtiyacı vardır.


Özündedir bu çünkü, dünyaya gelişimiz ve gitmemiz bile bir hikaye aslında. Hikayenin başlayabilmesi de yeni bir başlangıçlarla olmuyor mu zaten ya bir şehre giderek ya da yeni bir kitaba başlayarak başka birisinin hikayesine ortak olmak yaşadığı yere misafir olmak hepsi birer hikaye değil mi aslında kendimizi de dahil edebildiğimiz ?



Ondandır ya seçim yapmak yerine okurken seyahat etmek ya da seyahat ederken de yeni birşeyler okuyabilmek insanı bir bütün gibi hissettiren.


Hayat bir armağan hepimize, görmesini bilene :)

11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör